SP’li Kenanoğlu; Emeklilikteki adaletsizlik giderilmeli

Saadet Partisi Kayseri Mahalli İdarelerden Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Adnan Vedat Kenanoğlu, Emeklilik Sistemindeki Adaletsizliklere dikkat çekerek uyarılarda bulundu.

GÜNDEM Yayın: 18 Haziran 2026 - Perşembe - Güncelleme: 18.06.2026 20:04:00
Editör -
Okuma Süresi: 5 dk.
18 okunma
Google News

Bugün burada, ömrünü bu ülkenin kalkınmasına adamış, yıllarca alın teri dökmüş ve primini eksiksiz ödemiş milyonlarca emeklimizin uğradığı büyük bir hukuk ve adalet katliamını dile getirmek için toplandık. Kamuoyunda yıllardır yılan hikayesine dönen, adı "İntibak Yasası" olan ama aslında hakkın ve adaletin teslim edilmesi anlamına gelen o büyük talebi konuşacağız” diyen Kenanoğlu, şu ifadelerde bulundu;

 

“Değerli hemşerilerim, bugün emekli maaşlarında yaşanan karmaşanın, yaşanan feryadın arkasında geçmiş yıllarda yapılan yanlış düzenlemeler yatmaktadır.

1. EŞİTSİZLİĞE YOL AÇAN DÜZENLEMELER

Hükümet, geçmiş yıllarda çıkardığı kanunlarla emeklilik sisteminin temel ayarlarıyla oynadı. Eskiden sistem, "Ne kadar çok çalışır, ne kadar çok prim ödersen, o kadar iyi emekli maaşı alırsın" mantığıyla işliyordu. Ancak yapılan değişikliklerle bu mantık tamamen tersine çevrildi ve emekli maaşları sistemli bir şekilde düşürüldü.

Bunu yaparken Aylık Bağlama Oranı dediğimiz, yani ödenen primlerin maaşa dönüşme katsayısını kademeli olarak aşağı çektiler. 2000 yılından önce bu oran yüzde 70 civarındaydı; yani çalışan, kazancının büyük kısmını emekli maaşı olarak alabiliyordu. Önce bunu yüzde 60’a, ardından 2008 yılında çıkardıkları 5510 sayılı kanunla yüzde 35-40’lara kadar düşürdüler.

Bununla da yetinmediler; geçmişte ödenen primler bugüne güncellenirken, ülkenin ekonomik büyümesinden, yani gelişme hızından emekliye verilen payı kestiler. Eskiden büyümenin tamamı maaş hesabına yansıtılırken, artık sadece yüzde 30’unu yansıtmaya başladılar. Yani ülkenin zenginleşmesinden emekliyi mahrum bıraktılar.

2. BU DÜZENLEMELERİN YARATTIĞI BÜYÜK ADALETSİZLİK

Peki, bu teknik oyunlar gerçek hayatta ne anlama geliyor?

Bugün aynı fabrikada, aynı tezgahın başında çalışan iki vatandaşımızı düşünün. İkisinin de devlete yatırılan aylık prim miktarı aynı, kazancı aynı iken biri emekli oluyor diğer işçi emekli olmayıp sistemde daha fazla kalıyor ve devlete daha fazla gün prim ödüyor. Normalde ne beklersiniz? Daha çok çalışanın, devlete daha çok prim kazandıranın daha yüksek maaş almasını değil mi? Ama bizim sistemimizde tam tersi oluyor! Daha az prim günü olan 2000 öncesi emekli olduğu için insani bir maaş alırken; gecesini gündüzüne katıp daha fazla gün prim ödeyen işçimiz, sırf 2008 sonrasında emekli oldu diye kuşa dönmüş bir maaşa mahkûm ediliyor!

Yani bu sistem vatandaşa diyor ki: 'Gidip dürüstçe çalışıp bana daha fazla prim ödeme, sistemde kaldığın her gün senin maaşını eriteceğim.' Dünyanın neresinde devlete daha fazla gün prim ödemenin cezası daha düşük maaş almaktır?"

Hükümet bu adaletsizliği çözmek yerine ne yapıyor? Çıkıyor ve "En düşük emekli maaşını şu rakama sabitledim" diyerek göz boyuyor. Siz içerideki sistemi düzeltmiyorsunuz, emeklinin kök maaşı kurumuş, yaprakları dökülüyor; siz yukarıdan suni sulamayla, hazineden tamamlamayla pansuman yapıyorsunuz. Yüksek prim ödeyenle az prim ödeyenin maaşını en düşük sınırda eşitleyerek, ömrünü çalışmaya adamış, yüksek prim yatırmış vatandaşa haksızlık ediyorsunuz. Bu iş 'kökü' yani Aylık Bağlama Oranlarını düzeltmeden çözülmez, gerisi algı yönetimidir!

3. SAADET PARTİSİ OLARAK ÇÖZÜM ÖNERİLERİMİZ

Biz Saadet Partisi olarak, emeklinin hakkının sadaka niyetine değil, anasının ak sütü gibi helal bir hak olarak teslim edilmesini savunuyoruz. Bu adaletsizliği kökten bitirecek acil çözüm önerilerimiz şunlardır:

  1. Aylık Bağlama Oranları Yeniden Yükseltilmelidir: 2008 yılında düşürülen o oranlar acilen eski seviyesine getirilmelidir. Çok çalışan, çok prim ödeyen cezalandırılmamalı, ödüllendirilmelidir.
  2. Gelişme Hızından Tam Pay Verilmelidir: Ülke büyüyorsa bu zenginlikten ilk payı alması gerekenler, bu ülkeyi yıllarca sırtında taşımış olan emeklilerimizdir. Ekonomik büyüme oranları emekli maaşı güncellemesine yüzde 30 değil, yüzde 100 olarak yansıtılmalıdır.
  3. Kök Maaşlar İntibakla Eşitlenmelidir: Emekli olunan yıla bakılmaksızın; aynı prim gününe ve aynı kazanca sahip olan tüm emeklilerin kök maaşları İntibak Yasası ile derhal eşitlenmelidir.

Değerli Hemşerilerim;

Emeklilerimiz arasında yaratılan bu 'kuşak çatışmasına' derhal son verilmelidir. 2000 öncesi emekli olanın suçu ne, 2008 sonrası emekli olanın günahı ne? Sağlıkta, huzurda ve emeklilikte adalet sosyal devletin şartıdır.

Biz Saadet Partisi olarak, ömrünü bu ülkeye feda etmiş büyüklerimizin hakkını her kürsüde savunmaya devam edeceğiz. Katılımınızdan dolayı hepinize teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum.”

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.