Ersan TEMİZEL - gündem ERZAK DEPOMUZ KÖYLERİMİZİ YOK EDİNCE… G-JRV5JEP520, google.com, pub-9071591493755097,
lions life
ortopedi sol taraf
tekden site sağı sünnet
lösev
Yazı Detayı
06 Mart 2022 - Pazar 10:27 Bu yazı 6 kez okundu
 
ERZAK DEPOMUZ KÖYLERİMİZİ YOK EDİNCE…
Ersan TEMİZEL - gündem
erstemizel38@hotmail.com
 
 

Maalesef hayatı şehirlerde geçmiş, köy hayatından uzak insanların aldığı kararların bugün acısını hep birlikte yaşıyoruz. Yok ettiğimiz erzak deposu köylerimizin kıymetini bugün gıda da yaşanan büyük sıkıntılarla daha iyi anladık. 

Alınan kararların köy hayatındaki yaşamı olumsuz etkilediği yetmemiş gibi insanlar kent merkezine göç etmekte buldu. Yaşadığı ekonomik, eğitim ve diğer hizmetlerdeki sorunu…

Maalesef olur olmaz herkesin yorum yaptığı ömrü hayatında ekonomik anlamda bir eğitim almayanların bile ekonomik yorumlar, ekonomik değerlendirmeler yaparak ortaya çıktığı bu dönemde her şeyi en acı şekilde yaşıyoruz.

1980’li yıllardı. Dönemin Kayseri Valisi Yüksel Çavuşoğlu. Köylerden elini çekmeyen, köylünün sıkıntıları için ayağını buralardan kesmeyen ve her fırsatta köydeki yaşamı özendirmek, insanların köyde kalmaları için gerekli olan hizmetleri anlatırdı ve gücü yettiği kadarda bu hizmetleri köye götürürdü. Bir konuşmasında söylediği şu idi; İnsanların köylerden göçmelerine sebep olacak her şeyi önlemek, engellemek, göç sebebi olan hizmetleri köylümüze kadar getirmek gerekir ifadeleri vardı. Köydeki hizmetler noktasında eğitim, telefon ihtiyacı ve alt yapı gibi bazı hizmetlerin sunulmasının köylerden göçleri önleyeceğinden bahsediyordu.

Bugün köylerden kent merkezine yapılan göçlerin en büyük sebeplerinden birisi insanların burada tarım ve hayvancılıkla ilgili olarak yaptığı işlerin ekonomik anlamda kendisine katkı sağlayamamasıdır.

Sanırım yıl 2014’tü. Alış veriş için Kapalı Çarşı’da bir konfeksiyon satışı yapan işyerine gelen aile vardı. Kent merkezinde ikamet eden abla, erkek kardeşinin üzerine kıyafet almak için gelmişler. Kısa bir sohbette olayı anlamak mümkün olmuştu. Köyde hayvancılıkla uğraşan erkek kardeş, zarar etmiş ve elinde avucunda kalmadığı için anne babasını bırakarak kent merkezinde asgari ücretle çalışmak için gelmişti. Abla bunu anlatırken, yapacak bir şey kalmadığını ve bu çözümü bulduklarını söylemişti. Hatta kardeşinin iş ile ilgili durumu netleştikten sonra anne babasını da getireceğinden ve artık kent merkezinde yaşayacaklarını aktarıyordu. Tabi bundan sonrasındaki akıbetleri ne oldu bilmem ama 8 yıl önce başlayan bir göç vardı.

Bugün köylerde yeni adıyla mahallelerde insanlar elindeki bütün hayvanları tek tek çıkartıyor. Satıyor. Satmasının sebebi ise artan maliyetler ve bu maliyetleri gidermek için mevcut elinde kalan hayvanların karnını doyurma, ihtiyaçlarını giderme, kendi ailesinin ekonomik ihtiyaçlarını karşılama noktasında bu satışları yapıyor.

Yani önümüzdeki günlerde yeni yeni kent merkezine göçler olacak gibi. Yıllar bu konuda çözümler alınsın derken büyük ortak adı altında en ücradaki köylere kadar ulaşan, hizmet götüreceğini iddia eden kurumun bu sorunları çözme noktasında çok ciddi katkısı da olmadığını görüyoruz.

Çok anlatılacak konu var. Meseleler var. Ama 2014 yılında belki de daha öncesinde boşalan köylerimizle ilgili önlemler almayanların suçlu olduğunu söyleyeceğiz ama herkes savunma moduna geçecek ve suçlu olmadıklarını iddia edecek.

Tarım arazisi adı altında insanların miras kalan arazilerini küçülüyor yada başka bahanelerle hisseye ayrılmasını önleyenler, tapu dayatması yapanların da banka haciz işlemi konulduğunda hisseli denilerek insanların bölmesine müsaade etmedikleri tarım arazilerinin istenilen şekilde alım satımında bankalara sonsuz yetki verenlerde suçlu.

Hizmet götürmekte klasik muhtarların zaten yaptığı hizmetleri yaparak bunun adına koskoca kurumların hizmet demesinde parmağı olanlarda suçlu.

Anlatılacak o kadar çok şey var ki; söyledikçe suçlular biz suçlu değiliz diyecek. Bugün gıdaya ulaşmakta zorlanan insanlarımız, almakta zorlandıkları gıda maddeleri konusunda kafalarında bir değerlendirme yaptılar mı? Acaba erzak deposu olan, sıkıştıklarında köydeki anne ve babasının gönderdiği erzakların imdadına yetiştiği insanlarımız, bu köylerimizi el birliği ile bizi yönetenlerin söylem ve o tatlı vaatleriyle bitirdiğimizin farkında mıyız?

Demek ki; erzak deposu dediğimiz köyleri bugün yok ettik ve evimize köylerden gönderecek yada gelecek bir torba un, bulgur, salça, kurutulmuş sebze, meyveler gibi gıda maddesi olmadığını anladık mı? Bugünün 65 yaş üstü insanlarımıza seslenmek gerekir. Siz gençliğinizde ailelerinizi geçindirirken, yetişemediğiniz, yetiştiremediğiniz zamanlarda size sahip çıkan anne ve babalarınız kadar bugün ailesinin ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan çocuklarınıza katkı sağlayabiliyor musunuz? Hayır.

Artık el birliği ile öldürdüğümüz köylerimizi mezara gömerken isim değişikliği ile mahalle demenin bir işe yaramadığını, insanın olmadığı yerde de üretim, bereket olmayacağını anlamışızdır.

 

 

 
Etiketler: ERZAK, DEPOMUZ, KÖYLERİMİZİ, YOK, EDİNCE…,
Yorumlar
Haber Yazılımı